Galata Günlüğü


Arnavutköy'deki o dükkanı bilen bilir... Arnavutköy'de daha neredeyse hiçbir şey yokken ve aslında ben hiçbir şey bilmezken açtım o dükkanı... O dükkana gelen bir sürü insanla beraber öğrendim pişirmeyi, dönüşmeyi, yaratmayı...

Her zaman katkısız, kimyasalsız ve doğal olanın peşindeydim, ama zamanla her şey yetersiz gelmeye başladı. Vacilando'nun üzerine kurulu olduğu fikir zaten, ilerleme ve ilerlemeden alınan keyif üzerine oldu her zaman (her zaman keyifli olmasa da).

İnsan kendi yaşama biçimini değiştirdiğinde ve bunu başkalarıyla paylaşmak istiyor. Hepimizin bunu paylaşma hali başka başka oluyor. Tam da bu noktada kendi hayatım için inandığım şeyi, bir dükkanda paylaşmak gerektiğini düşündüm. O yüzden Galata'daki bu eski demir atölyesi, sonrasında Tiyatro Z'nin fuayesi ve ondan sonra pek çoklarına ev sahipliği yapmış olan dükkan beni bulduğunda "İşte burası!" dedim; "İşte olmak istediğim yer burası!"

Hedefim çok basit:

- Vejetaryen ve vegan gıda

- Organik ve/ve ya temiz gıda

- Sürdürülebilir gıda

- Takip edilebilir ve şeffaf gıda

- Hayvanlar üzerinde denenmemiş malzeme

- Hayvan ve özgür ruh dostu

- Sıfır atık

- Kompost

- Adil ticaret

Bunları alt alta yazdığım ilk gün dedim ki: Ben hiçbir şey bilmiyorum! Ben bunların hiçbiriyle ilgili hiçbir şey bilmiyorum!

Sonra düşündüm, bu dükkanın adının Vacilando olması tam da bu yüzden. Vardığımız yer önemli, ama yolun kendisi asıl olan. O yüzden bir günlük tutmak istedim. İçinde kendi kafa karışıklıklarımın olduğu; bazen iki cümlelik, bazen sayfalarca kendimle uğraşacağım; ben çözmeye uğraşırken az da olsa birilerine dokunabileceğim; adım adım Vacilando'nun günlüğünü tutmaya karar verdim.

takıp edın 

  • Instagram Clean
  • w-facebook

baska ne var